Kendinle kurduğun ilişki
Kendini sevmek nedir?
Kendini çok beğenmek değil
Kendini sevmek çoğu zaman kendinle ilgili güzel düşünmek, aynaya bakıp olumlu cümleler söylemek ya da her koşulda kendini iyi hissetmek gibi anlatılıyor. Oysa insan bazen kendinden memnun olmayabilir, bir kararından pişmanlık duyabilir, bir davranışını değiştirmek isteyebilir. Bunların hiçbiri kendini sevmediği anlamına gelmez. Kendini sevmek, kendin hakkında her zaman olumlu düşünmekten çok daha gerçek bir şeydir: Kendini hayatındaki diğer insanlar kadar hesaba katmak.
İhtiyaçlarını fark etmek, duygularını küçümsememek ve sırf biri senden hoşnutsuz olacak diye kendine rağmen karar vermemek bunun parçasıdır. Kendini sevmek, kendini herkesin önüne koymak değildir. Fakat kendini sürekli en sona bırakmamaktır.
Kendini terk etmemek ne demektir?
Kendini terk etmek bazen çok sessiz gerçekleşir. Rahatsız olduğun bir davranışı sorun çıkmasın diye görmezden gelirsin. Hayır demek istediğin yerde evet dersin. Karşı taraf uzaklaşmasın diye kendi sınırlarını esnetir, sonra da içten içe öfkelenirsin. Ne istediğini bilmediğin için değil, istediğini söylemenin ilişkide bir bedeli olacağından korktuğun için susarsın.
Kendini sevmek, bu anlarda kendi içinden gelen bilgiyi duymaktır. “Bu bana iyi gelmiyor”, “Buna hazır değilim”, “Benim için bu kadarı fazla” ya da “Bunu gerçekten istiyorum” diyebilmektir. Her duygunun peşinden gitmek gerekmez; fakat hiçbir duyguyu yok saymadan karar verebilmek gerekir.
Fedakarlık ile bencillik arasında
Kendini düşünmeye başladığında kaba ya da bencil olmaktan endişe edebilirsin. Özellikle uzun süre uyum sağlayan, veren ve ilişkileri taşıyan kişi olduysan, kendi ihtiyacını dile getirmek sana aşırılık gibi gelebilir. Oysa sağlıklı özsevgi ne kendini sürekli feda etmektir ne de herkesi kendi isteklerine göre hizaya sokmaktır.
Asıl mesele, kendini de ilişkinin içinde eşit ağırlığı olan bir insan olarak hesaba katmaktır. Senin sınırların kadar karşındaki kişinin sınırları da vardır. Senin duyguların kadar onun duyguları da önemlidir. Kendini sevmek, bu denge içinde kendi payını silmemek; sorumluluğunu almak ama sana ait olmayan sorumlulukları da üstlenmemektir.
Kendi sesinle mütmain olmak
Kendi sesinle mütmain olmak, her kararından yüzde yüz emin olmak anlamına gelmez. Kararının herkes tarafından onaylanmasına ihtiyaç duymadan, kendi gerekçelerini duyabilmek demektir. Bazen hayır demeyi, bazen geri adım atmayı, bazen özür dilemeyi gerektirir. Bazen de karşındaki kişi hoşlanmasa bile verdiğin kararın arkasında durmayı.
Bu, başkalarının fikrini önemsememek değildir. Başkalarını dinlerken kendi sesini kaybetmemektir. Bir ilişkide kalırken de ayrılırken de yardım ederken de sınır koyarken de kararını korkunun, suçluluğun ya da onay ihtiyacının tek başına yönetmesine izin vermemektir.
Kendine şefkat, kendini haklı çıkarmak değildir
Kendine şefkat göstermek, yaptığın her şeyi mazur görmek ya da sonuçlarıyla yüzleşmemek değildir. Hatanı kabul ederken kendi değerini hatandan ayırabilmektir. “Yanlış yaptım” ile “Ben yanlıştan ibaretim” arasındaki farkı korumaktır. Böylece savunmaya geçmeden sorumluluk alabilir, utanmanın içinde kaybolmadan davranışını değiştirebilirsin.
Aynı dürüstlük, sana iyi gelmeyen seçimlerini de görmeni sağlar. Bir ilişkide neden kaldığını, neden sustuğunu veya neden kendi ihtiyacını ertelediğini kendini yargılamak için değil, kendi örüntünü anlamak için sorarsın. Çünkü kendini sevmek yalnızca rahatlatmak değil, gerektiğinde kendin için zor ama koruyucu bir karar verebilmektir.
Kendini sevmek günlük hayatta nasıl görünür?
Kendini sevmek büyük ilanlardan çok küçük davranışlarda görünür. Yorulduğunu fark ettiğinde durmakta, istemediğin bir şeye açıklama borçluymuş gibi hissetmeden hayır diyebilmekte, bir hata yaptığında kendini aşağılamadan sorumluluk almakta, sana iyi gelmeyen bir ilişkide yalnızca güzel anılara tutunmamakta… Kendi ihtiyacını dile getirirken karşındakini değersizleştirmemekte ve karşı tarafın hayal kırıklığını hemen gidermek zorunda hissetmemekte görünür.
Kendinle kurduğun ilişki, bir gün tamamlanan bir proje değildir. Bazen eski alışkanlıklarına dönersin, bazen yine kendinden uzaklaşırsın. Buradaki fark, bunu fark ettiğinde kendine nasıl döndüğündür. Kendini suçlayarak değil; neye ihtiyaç duyduğunu, neden sustuğunu ve bir sonraki sefer kendini nasıl daha fazla hesaba katabileceğini anlayarak.
Kendini sevmek, yalnızca kendin hakkında ne hissettiğinle ilgili değildir. Hayatın ve ilişkilerin içinde kendini ne kadar terk etmeden kalabildiğinle ilgilidir.